Göz kireçlenmesi teşhisi için biyomikroskobik muayene yapan göz doktoru

Göz sağlığı, yaşam kalitemizi doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir; ancak çoğu zaman sadece görme bozuklukları oluştuğunda doktora başvururuz. Oysa göz yüzeyinde oluşan ufak değişiklikler, ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir. Halk arasında yaygın olarak duyulan ancak tıbbi karşılığı tam olarak bilinmeyen durumlardan biri de göz kireçlenmesi problemidir. Göz kapaklarının iç kısmında veya kornea üzerinde oluşan sert tortular, hastalarda ciddi bir batma hissine ve rahatsızlığa yol açabilir.

Genellikle yaşa bağlı değişimler, kronik göz kuruluğu veya çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan bu durum, zamanında müdahale edilmediğinde kornea sağlığını tehdit edebilir. Bu yazımızda, tıbbi adıyla “konjonktival konkresyon” veya daha ciddi formuyla “band keratopati” olarak bilinen bu rahatsızlığın detaylarını inceleyeceğiz. Eğer siz de gözünüzde sürekli kum varmış gibi hissediyorsanız, göz kireçlenmesinin belirtilerini yaşıyor olabilirsiniz.


Göz Kireçlenmesi Nedir?

Göz kireçlenmesi, genellikle göz kapaklarının iç yüzeyini kaplayan mukoza tabakasında (konjonktiva) sarı veya beyaz renkli, sert, küçük kalsiyum birikintilerinin oluşması durumudur. Tıbbi literatürde “konjonktival lityazis” veya “konkresyon” olarak adlandırılan bu durum, hücre artıklarının ve kalsiyum tuzlarının doku içinde hapsolmasıyla meydana gelir. Nadiren de olsa kalsiyum birikimi kornea üzerinde gerçekleşirse, bu durum görmeyi engelleyen “band keratopati”ye dönüşebilir.

Kireçlenmenin Altında Yatan Mekanizma

Göz yüzeyimiz sürekli kendini yenileyen dinamik bir yapıya sahiptir. Ancak yaşın ilerlemesi veya kronik inflamasyon (iltihaplanma) durumlarında, ölü hücreler ve mukus salgıları gözyaşı kanallarıyla atılamayabilir. Bu atılamayan maddeler, zamanla kireçleşerek sertleşir.

Halk arasında bu terim bazen yanlışlıkla göz eti (piterjium) veya yağ bezesi (pinguekula) ile karıştırılsa da, göz kireçlenmesi nedir sorusunun asıl cevabı, doku içinde oluşan minik taşlaşmalardır. Bu yapılar, göz kapağını her kırptığınızda korneaya sürterek rahatsızlık verir.


Göz Kireçlenmesi Belirtileri Nelerdir?

Göz kireçlenmesi belirtileri genellikle sinsi başlar ve hastalar tarafından “gözüme toz kaçtı ama çıkmıyor” şeklinde tarif edilir. En belirgin semptom, göz kapakları açılıp kapandığında hissedilen, geçmeyen yabancı cisim hissidir. Bununla birlikte gözde kızarıklık, sulanma ve ışığa karşı hassasiyet (fotofobi) sıkça görülür. İleri evrelerde, eğer kireçlenme kornea üzerine yayılmışsa, görme keskinliğinde azalma ve bulanık görme şikayetleri de tabloya eklenebilir.

Sık Karşılaşılan Şikayetler

Hastaların günlük yaşamını zorlaştıran semptomlar şunlardır:

  • Yabancı Cisim Hissi: Gözde kum veya kirpik varmış gibi sürekli bir batma hissi.
  • Kızarıklık ve Tahriş: Sürtünmeye bağlı olarak göz beyazında (sklera) oluşan kanlanma.
  • Göz Kapağı Şişliği: Tortuların yarattığı inflamasyon sonucu kapaklarda hafif ödem.
  • Kontakt Lens Takamama: Lensin oturduğu yüzeyin bozulması nedeniyle lensin göze batması.

Eğer bu belirtilerden birkaçı uzun süredir devam ediyorsa, detaylı bir biyomikroskobik muayene için göz hekimine başvurulmalıdır.


Göz Kireçlenmesi Neden Olur?

Göz kireçlenmesi, çoğunlukla yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak görülse de, kronik göz hastalıkları (blefarit, konjonktivit) ve çevresel faktörler bu süreci hızlandırır. Uzun süreli steroid içerikli göz damlası kullanımı, vücuttaki kalsiyum metabolizması bozuklukları (hiperkalsemi) ve şiddetli göz kuruluğu, kireçlenmeye zemin hazırlayan temel nedenlerdir. Ayrıca rüzgar, toz ve güneş ışığına (UV) korunmasız maruz kalmak da doku hasarını artırarak birikintilere yol açar.

Risk Grupları ve Tetikleyiciler

Bu durumun oluşumunda rol oynayan faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Yaş Faktörü: Yaş ilerledikçe metabolik atıkların temizlenmesi yavaşlar.
  2. Kronik Enfeksiyonlar: Tekrarlayan arpacık veya kirpik dibi iltihapları.
  3. Sistemik Hastalıklar: Böbrek yetmezliği veya sarkoidoz gibi kalsiyum dengesini bozan hastalıklar.
  4. Travma: Göze alınan darbeler veya geçirilen cerrahi operasyonlar sonrası doku iyileşirken kireçlenme gelişebilir.

Göz Kireçlenmesi Nasıl Geçer?

Göz kireçlenmesi nasıl geçer sorusunun cevabı, birikintinin büyüklüğüne ve hastaya verdiği rahatsızlığın derecesine göre değişir. Hafif vakalarda, suni gözyaşı damlaları ve yağlayıcı jeller kullanılarak sürtünme azaltılır ve semptomlar hafifletilir. Ancak kireçlenmiş doku sert bir yapıya sahip olduğu için, ilaç tedavisiyle bu tortuların tamamen erimesi veya yok olması genellikle mümkün değildir; bu nedenle kesin çözüm için mekanik temizlik gerekebilir.

Tedavi Yaklaşımları

Tedavi planı yapılırken hekimin önceliği hastanın konforudur:

  • Semptomatik Tedavi: Eğer kireçlenme çok küçükse ve derine gömülüyse (yüzeye çıkıp batmıyorsa), doktorunuz sadece takip önerebilir. Bu süreçte gözün nemli kalması önemlidir.
  • İlaç Desteği: Antibiyotikli veya kortizonlu damlalar, sadece kireçlenmenin yarattığı iltihabı baskılamak için kullanılır, kireci yok etmez.

Hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de bitkisel çözümlerdir. Ancak limon sıkmak veya çay pansumanı yapmak gibi yöntemler, kireçlenmiş sert dokuyu çözmeyeceği gibi gözün asit dengesini bozarak daha fazla tahrişe neden olabilir.


Göz Kireçlenmesi Nasıl Temizlenir?

Göz kireçlenmesinin temizlenmesi, uzman bir göz hekimi tarafından poliklinik şartlarında yapılan, kısa ve ağrısız bir işlemdir. Göz yüzeyi damla anestezi ile uyuşturulduktan sonra, steril bir iğne ucu veya ince bir penset yardımıyla kireçlenmiş tortular tek tek yerinden çıkarılır. Daha ileri seviye veya korneayı tutan kireçlenmelerde (band keratopati) ise eksimer lazer (PTK yöntemi) veya kelasyon (EDTA maddesi ile kireci eritme) teknikleri uygulanır.

Temizleme İşleminin Detayları

Bu işlem kulağa korkutucu gelse de aslında oldukça pratiktir:

  • Anestezi: İşlem öncesi göze uyuşturucu damla damlatılır, böylece hasta hiçbir ağrı hissetmez.
  • Mekanik Temizlik: Biyomikroskop başında, hekim ince uçlu aletlerle kireç odaklarını (konkresyonları) nazikçe temizler. Bu işlem birkaç dakika sürer.
  • İyileşme Süreci: İşlemden sonra göze antibiyotikli damla verilir. İyileşme çok hızlıdır; hasta genellikle aynı gün normal hayatına döner.

Eğer kireçlenme kornea tabakasında geniş bir alana yayılmışsa, “EDTA” adı verilen özel bir kimyasal madde kullanılarak kalsiyumun çözülmesi sağlanır ve ardından yüzey temizlenir.


Göz Kireçlenmesini Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Tedavi kadar önemli olan bir diğer husus da kireçlenmenin tekrar etmesini önlemektir. Göz yüzeyini korumak ve metabolik atıkların birikmesini engellemek için yaşam tarzında yapılacak ufak değişiklikler büyük fark yaratır.

Koruyucu Önlemler

Göz sağlığınızı korumak için dikkat etmeniz gerekenler:

  1. Güneş Gözlüğü Kullanımı: UV ışınları göz yüzeyindeki dejenerasyonu hızlandırır. Kaliteli bir güneş gözlüğü, kireçlenme riskini azaltır.
  2. Göz Kuruluğuyla Mücadele: Gözyaşı, gözün doğal temizleyicisidir. Ekran başında sık mola vererek ve gerekirse suni gözyaşı kullanarak gözü nemli tutun.
  3. Bol Su Tüketimi: Vücudun genel hidrasyonu, mukoza sağlığı için kritiktir.
  4. Düzenli Muayene: Erken teşhis, basit bir tortunun büyük bir probleme dönüşmesini engeller.

Göz kireçlenmesi, korkulacak bir hastalık olmamakla birlikte, yaşam konforunu düşüren bir durumdur. Göz kireçlenmesi belirtileri fark edildiğinde evde müdahale etmeye çalışmak yerine bir uzmana başvurmak, sürecin en sağlıklı şekilde yönetilmesini sağlar. Modern tıbbi yöntemlerle temizlenmesi oldukça kolay olan bu rahatsızlıkta, doğru teşhis ve zamanında müdahale ile gözleriniz eski sağlığına ve parlaklığına kavuşabilir.


Güncellenme Tarihi:2026/02/01